UÇUCU YAĞLAR BİTKİSEL YAĞLAR

DOĞAL YAĞLAR

Bitkisel Yağlarİnsanların sağlıklı beslenmesi, çocukların büyümesi, yaşlanma, fizyolojik tüm faaliyetlerin normal gelişmesi, hastalıklardan korunma ve tedavilerin başarılı olması gibi hayati konularda en önemli unsurların başında gelir.Sağlıklı beslenmenin temeli, kabaca beş önemli madde grubunun vücuda yeterli,uygun ve yüksek kalitede alınmasına dayanır.

Bunlar; Proteinler, Yağlar, Karbonhidratlar (Şekerler) , Vitaminler, Minerallerdir.

Yağlar,diğer madde grupları gibi,insan hayatinin olmazsa olmaz unsurlarından biridir.

Temel olarak Doğal Yağlar , bir gliserin molekülünün,üç yağ asidi molekülü ile birleşerek oluşturduğu Trigliserid denen yapılardır. Dolayısı ile yağ asitlerinin hangileri olduğu,bir yağın kalitesini belirleyen en önemli konudur. Genel olarak sıvı, bitkisel yağlar, katı ve hayvani yağlara göre sağlık açısından çok daha yararlıdır.Ancak bu saptama,hayvani yağların tüm olarak beslenme dışında tutulması anlamına gelmez. Örneğin süt ve etlerden alınan yağların taşıdığı pek çok değerli madde ve vitamini, başka kaynaklardan almak mümkün değildir.Esas olan bunların total yağ alımındaki oranını %20 gibi düşük bir oranda sınırlamaktır.

Vücudun kendi üretmeyip,mutlaka dışardan (beslenme yoluyla) hazır alması gereken maddelere Elzem Maddeler denir. Adı çok geçen Omega Yağ Asitleri (Omega-3,Omega-6 vb.) Bu nitelikteki Elzem Yağ Asitleridir ve hücre yapısı, hormonlar,enzimler ve doku sağlığı için mutlaka vücutta yeterli ve uygun kalitede bulunmalıdırlar. Omega yağ asitlerinin hepsi elzem (esansiyel) değildir.Örneğin;zeytinyağındaki oleik asit (Omega-9) vücut tarafından üretilebilir.Ancak bu yağıda sağlık açısından çok değerli yapan, ana yağ yapısına ek olarak taşıdığı yan maddelerdir. Bu durum,ana yapısı aynı niteliklere sahip olan pek çok yağın beslenme ve sağlık açılarından,dahilen ve haricen, birbirinden farklı özellikler taşımasına ve özel amaçlar için tercih edilmesine sebeptir.Örneğin; ayçiçek yağı,aynı miktarlarda olmasa da, soya yağına benzer yağ asitleri taşır. Isıl işlem görmemiş, rafine edilmemiş, doğal haldeki ayçiçek yağının taşıdığı lesitinler, bitkisel steroidler, vitamin ve organik mineraller de soya yağına benzer bir tablo yaratır. Ancak bunların yanında en az K vitamini taşıyan yağ olması,onu özellikle beyin kılcal damarlarında tıkanıklık nedeniyle nörolojik rahatsızlık yaşayan hastalar için birinci tercih haline getirir. Bu vitamin kanın pıhtılaşma yeteneğini sağlar.’’ Ancak bu durum yalnızca ısıl işlem görmemiş, rafine edilmemiş, doğal yapısını koruyan yağlar için geçerlidir.’’

Bitkisel yağlar üretilirken uygulanan çeşitli teknikler vardır.Çözücü (Solvent) tüketimi (ekstraksiyonu), sıcakta yada soğukta presleme gibi.Bu tekniklere göre elde edilen yağ miktarı,yani üretim verimi değişir.

En az verimle çalışan teknik,soğukta preslemedir ve bu yolla elde edilen yağlara ‘’Sızma Yağ’’ denir.Sınai üretimlerde,verim düşüklüğü nedeniyle pek tercih edilmez.Ancak Soğukta presleme,sınai açıdan verimin değil,sağlık ve kaliteninamaçlandığı durumlarda en yüksek nitelikli yağların üretilmesinde kullanılan tekniklerin başında gelir.

Bu yolla yağların doğal lesitenleri (fosfolipidleri),vitaminleri (tokoferoller / E vitamini vb.), fitosterolleri, lignanları, skualeni, organo mineralleri, lipoproteinleri gibi, her biri kendi başına çok önemli beslenme değeri ve sağlık yararları taşıyan doğal madde grupları,en geniş ölçüde korunmuş olur.Ayrıca kimyasal yapıları gereği,kolayca okside olup değişebilen omega yağ asitleri gibi, doymamış elzem yağ asitleri ve bunların oluşturduğu Trigliseridler en az zarar görecek şekilde,doğadaki haline en yakın yapıda elde edilmiş olur.Sıvı bitkisel yağların tadını,kokusunu değiştirmek,raf ömrünü uzatmak için uygulanan rafinasyon teknikleri ile ana yağ yapısı olan trigliseridler dışında,hemen hemen tüm diğer doğal bileşiklerden fedakarlık yapılmış olmakta ve bunların ortamdan uzaklaştırılmaktadır.

Rafine yağlar bu nedenle kızartma ve uzun süreli pişirme gibi ısıl işlemlere daha dayanıklıdır. Sızma yağlar ise ısıya hassas olup,kızartma ve benzeri işlemlerle özelliklerini yitirebilirler. Ancak tüm aşırı dış etkenlerden korunarak,normal ortamlarda, değerleri kaybolmadan rahatlıkla saklanabilirler.Bu amaçla içlerine katkı maddesi koymaya gerek yoktur.Saflık ve doğallıkları esastır.

KETEN YAĞI
Keten yağı, keten (Linum usitatissimum L.) bitkisinin tohumlarından elde edilen bir sabit yağdır (trigliserid). Çok eski çağlardan beri gövdesinden dokuma lifi üretildiği için tarımı yapılan keten,hem bu açıdan,hem de tohumlarının yüksek yağ içeriği nedeniyle sınai önemini günümüze dek korumuştur.Lif ve yağ üretilmek üzere dikilen bitkilerin, yetiştirilme amaçlarına uygun olarak geliştirilmiş pek çok farklı kültür formu bulunmaktadır.Yağ sanayiinde tohumu büyük ve nispeten küçük olan iki farklı kültür formu vardır ve aslında yağ kaliteleri açısından aynı olmakla birlikte,kabuk oranı daha düşük olduğu için genellikle büyük tohumlar tercih edilmektedir.

‘’Keten yağı, Endüstride (Genellikle Sıcakta) presleme ve organik solvent (Hekzan)

Ekstraksiyonu ile elde edilir.Bu yöntemlerle elde edilen yağların gıda,ilaç ve kozmetik amaçlı kullanılması doğru değildir.’’

Tohumların,preslenmeden önce kavrulması,sıcakta preslenmesi,yağın herhangi bir şekilde ısıl işlem görmesi çok çabuk okside olmasına neden olur ve bu şekilde elde edilen yağlara Bezir Yağı adı verilir. İyi bir çözücü olması ve kolay kuruması nedeniyle bu tür yağlar özellikle yağlı boya ve cila sanayiinde kullanılır.Gıda,ilaç ve kozmetik amaçlı kullanılmaları sağlık açısından son derece zararlı olup,kansere yol açabildikleri (mutajenik oldukları) belirlenmiştir.Zira,ısıl işlem esnasında yağ okside olmakla ve yalnız değerli içeriğini yitirmekle kalmayıp, tehlikeli oksidasyon artıkları taşımaktadır.

‘’Gıda, ilaç ve kozmetik amaçlı kullanılacak olan keten yağının mutlaka ısıl işlem görmemiş, yani farmasötik kalitede doğal bir yağ olması zorunludur.’’

  • OMEGA YAĞ ASİTLERİ KAYNAĞIDIR

Isıl işlem görmemiş,farmasötik kalitedeki doğal keten yağı çok değerli ve sağlık açısından önemli bir içeriğe sahiptir. %80-85 kadar toplam omega yağ asitleri taşır. Bilinen en zengin Omega-3 yağ asidi kaynaklarından birisidir (%58). Taşıdığı Alfa Linoleik Asit ( Ala) çok değerli bir Omega-3 yağ asidi olup,ancak bazı yağlarda (balık yağı) bulunan ve EPA adı verilen etkili bir yağ asidinin üretimini sağlar.EPA vücutta Prostaglandin (PG) adı verilen hormon benzeri maddenin sentezini yönlendiren,tahriş ve iltihapları oluşturan Prostaglandin E2 (PGE2) yerine,bunları engelleme özelliğine sahip Prostaglandin E3’ün (PGE3) oluşumunu sağlayan ve bu yolla kişiyi artritten,mide ülserine kadar iltihap (enflamasyon) kökenli pek çok hastalıktan koruyabilen bir maddedir.

  • LESİTİN KAYNAĞIDIR

Yağ asidi kısmını Omega-3 , Alfa Linoleik Asit (Ala) nın oluşturduğu değerli,aktif lesitinlerce de zengindir.Bu maddeler karaciğer,sinir ve beyin dokularındaki hücrelerin korunup onarılmasında olduğu kadar,tüm hücre zarlarının yeniden yapılanmasında (rejenerasyonunda) da etkili olabilirler.

  • LİGNAN KAYNAĞIDIR

Keten yağı yine sağlık açısından çok önemli, Lignan adı verilen bir grup madde taşımaktadır.Bu maddeler kimyasal yapıları gereği kuvvetli antioksidan özellikte olup, Hormon olmadıkları halde belirgin ölçüde östrojenik aktiviteye sahiptirler. Lignanların fitoöstrojenik etkileri,kadınlarda sinirlilik,cilt kuruması,ateş basması gibi menapoza bağlı belirtileri azaltabileceği gibi, vücudun azalan kalsiyum tutma yeteneğini restore ederek kemik yoğunluğunun azalması ve osteoporozun engellenmesinde rol oynayabilmektedir.

Yaşa bağlı olarak erkeklerde gelişen prostat enflamasyonlarında hem koruyucu hemde tedaviyi destekleyici olmaktadır.

  • FİTOSTEROL, E-A VİTAMİNLERİ ve ORGANO-MİNERALLERİN KAYNAĞIDIR

Kolestrolün bağırsaklarda geri emilimini engelleyerek vücuttan daha fazla atılmalarına yol açabilen fitosteroller, E vitamini (tokoferoller), A vitamini öncül maddeleri (Prekürsörü) olan karotenler ve vücutta hemen yararlanılabilir haldeki organomineraller açısındanda keten yağı oldukça önemli bir kaynak oluşturmaktadır.

SUSAM YAĞI
Susam (Sesamum indicum) dünyanın hemen hemen tüm subtropik ve tropik yörelerinde yetişen ve yetiştirilen bir bitkidir.Doğrudan,zengin proteinli değerli bir gıda olarak tüketilmesinin yanısıra,lezzet verici olarak fırıncılık ürünlerinde,ezilmiş halde tahin ve helvada ve yağının elde edilmesi amacıyla kullanılır.Yüksek kaliteli içeriği olan, ısıtıldığında (fırında vb.) parlak altın sarısı renk alan susamlar tüm dünyada ‘’Altın Susam’’ olarak işlem görür.Türkiye’de de özellikle Ege Bölgesi’nde bu tür yüksek nitelikli susam üretilip,Türk Altın Susamı (Turkish Golden Sesami) adı ile, hemen tümüne yakını yüksek değerle ihraç edilmektedir.Bu ihracata karşılık,Türkiye’nin gıda ihtiyacı için gerekli susamın çoğu Hindistan,Sudan ve Afrika ülkelerinden ucuz fiyatla ithal edilen sıradan ürünlerle karşılanmaktadır.

Susam yağının en büyük özelliği Vtaminler, Mneraller, Antioksidanlar ve Lesitin açısından çok zengin olmasıdır.

Ancak bu maddeleri bozulmadan elde edebilmek için susamın kavrulmaması, sıcak su ile temas etmemesi ve ısıdan mümkün olduğunca korunması gerekir.Bu şekilde altın susamdan üretildiğinde,aşağıdaki maddeleri içerir:

VİTAMİNLER : Özellikle E,A ve B kompleks vitaminleri (Öncelikle Anti

Pellagra ve Anti-Hiper Lipoproteinik aktiviteli Niacin)

MİNERALLER : Başta demir ve kalsiyumun organik bileşikleri.

ANTİOKSİDANLAR : Sesamol,Sesamolin ve Sesamin

LESİTİN : Oleik ve linoleik asitli lesitinler

Taşıdığı yağ asitleri açısından yeri, zeytinyağı ile soya yağı arasındadır.Ancak doymuş yağ asitleri de taşıdığından, Doğu mutfağı’nda görüldüğü gibi büyük miktarlarda yemeklik yağ olarak tüketilmesinin doğru olmadığı düşüncesindeyiz.

İlaç nitelikli besin takviyesi olarak belirli dozlarda (1 tatlı kaşığı/gün) yada haricen kullanılması büyük yararlar sağlayabilmektedir.

İçerdiği yüksek oleik asit (Omega-9) oranı ve antioksidanlar nedeniyle ısıya, tere ve ışığa karşı oldukça dayanıklı olup,cilde tatbikten sonra,güneş ışığı altında uzun süre bozulmadan kalabilir. Güneşten koruma faktörü SPF 45 gibi oldukça yüksektir. Bu değer,taşıdığı antioksidanların etkisi ile birleştiğinde ideal bir Doğal güneş yağı olmasını sağlar. İçine az miktarda kakao yağı eklenerek sağlıklı ve hızlı bir bronzlaşma sağlanıp,güneşin tuzlu su ve rüzgarın ciltteki yıpratıcı ve yaşlandırıcı etkiside azaltılmış olur. Aynı özelliği nedeniyle, diğer pek çok yağın korunması amacıyla da kullanılır. Taşıdığı doğal lesitin,hem antioksidan maddelerin,hem de yağa eklenen diğer maddelerin ciltten kolayca ve derinlere kadar emilmesini sağlar.Böylece cildin yaşlanmasını engeller, kalıcı bir nem oluşturur (Emollient).Aromaterapi ve tıbbi tatbik masajları için en iyi Baz Masaj Yağıdır.

Doğal susam yağı; salata,mayonez,soslar,zeytinyağlı yemeklerde özel lezzeti nedeniyle,katkı olarak kullanılır.Besin olması yanında,yine dahilen antioksidan olması ve özel tıbbi yararları için kullanılır.Ancak bazı kişilerin,dahilen alındığında bu maddelere karşı alerjik olabileceği unutulmamalıdır.Bunu belirlemek yurdumuzda çok kolaydır. Tahin ve helvaya karşı alerjik olup olmadığını hemen herkes bilebilir.Kozmetik ve masaj amaçlı kullanımlarda ise alerji riski yok denecek kadar azdır.

Elde edildiği susam kavrulmadığı taktirde ve ısıl işlem uygulanmadığında susam yağındaki susam kokusu çok azdır.Altın sarısı rengi,ağır akışlı ve az kokulu olması doğallığını gösterir.Rafine susam yağı,çok dayanıklı olduğu için eskiden beri bazı enjeksiyonluk ilaçların (özellikle bazı vitamin iğnelerinin) üretiminde kullanılmaktadır. Ayrıca profesyonel kas vücut geliştirme (Body Building) sporuyla uğraşanlar arasında susam yağı enjeksiyonu yaygındır.Doğru bir kullanım tarzı değildir.Doğal yağlar bu amaçla kullanılmazlar.

Bu yağ Doğu Tıbbı’nda çok eskiden beri kullanılan bir ilaçtır.Sayısız kullanım şekli vardır.Aşağıda ancak güncel tıbbın kabul ettiği bazı örneklerden söz edilecektir.

Haricen yara,yanık ve egzama gibi cilt hastalıklarında doğrudan yada bazı başka bitkilerle sürülerek kullanılır.

Taşıdığı lignanlardan kaynaklanan hafif östrojenik etkisi,taşıdığı lesitin ile lokal olarak menapoza bağlı vajina kuruluğunda haricen tatbik yoluyla kullanılabilmesini sağlar.Bu amaçla teorik olarak soya ve keten yağları da kullanılabilirse de,bunlar oksidasyonla daha çabuk bozulabileceğinden susam yağı tercih edilir.Kadında cinsel isteği provoke eder, süt miktarını arttırabilir,ağrılı ve düzensiz (geciken) menstürasyonu normalleştirirken (Bu amaçla menstürasyon başlaması gereken tarihten itibaren günde iki tatlı kaşığı aç karnına alınır), erkekte seminal kapasiteyi arttırır.Bu amaçlarla tek başına yada bazı başka bitkilerle kullanılmaktadır.Cinsel sistem organ ve fonksiyonlarındaki etkileri,proteince zengin ürünler (Soya protein granürleri,keten protein granürleri vb.) ile birlikte kullanılarak arttırılabilir.

Taşıdığı organik demir,lesitin ve vitaminler nedeniyle muhtelif kansızlık sorunlarında ideal bir destek oluşturur.

Kadında ve erkekte özellikle yaşlanmayla birlikte gelişen kemik yoğunluk azalmasını (Osteoporoz),içerdiği organik kalsiyum tuzları nedeniyle onarabilir.

Eklem sorunlarında yine doğrudan yada başka ilaçlarla karışım halinde masaj uygulanması yoluyla ağrıyı azaltabildiği gibi,eklem sertleşmeleri (artrozlar,kireçlenmeler) ve oynatıldığında ses çıkartan eklemleri yumuşatıp,güçlendirebilir.Bu amaçla 1 tatlı kaşığı yağ,4 tatlı kaşığı taze limon suyuyla karıştırılıp en az 30 gün boyunca aç karnına yada yemeklerden 1 saat sonra içilir.

Muhtelif cilt sorunlarını ve mantar enfeksiyonlarını engelleyebildiği gibi doğrudan saç diplerine ve tırnaklara tatbik edilerekve günde 1 tatlı kaşığı içilerek güçlenmeleri ve beslenmeleri sağlanabilir.Bu kullanış özellikle kepekli,maya ve mantar enfeksiyonlu saçlarda ve kalsiyum ile vitamin eksikliği nedeniyle bozulmuş tırnaklarda çok önemlidir. Başka biyolojik ilaçlarla karıştırılarak etkinliği arttırılabilir.

ISIRGANOTU TOHUMU YAĞI
Avrupa’da Gençlik Yağı (Lugendöl) adı ile anılır.Günde 5 damla gibi çok az miktarlarda kullanılan,çok değerli bir yağdır.Genelde tüm yaşlılık sorunlarına ve direnç düşüklüğüne karşı,destekleyici olarak kullanılır.

KABAK ÇEKİRDEĞİ YAĞI
Badem yağına benzer özellikleri yanında,özellikle taşıdığı organik minerallerin (Çinko ve selenyum türevleri gibi) etkili antienflamatuar ve antioksidan nitelikleri bu maddelere gerek duyulan tüm sistemik ve cilt rahatsızlıklarında tercih edilmesini sağlar.Direnç sistemini destekler ve toksinlerin etkisini azaltarak,enfeksiyonlu,iltihaplı hastalıklardan koruyabilir.

KAYISI ÇEKİRDEĞİ YAĞI
Badem yağı gibidir.Ancak göz etrafı,meme dokusu ve dudaklar gibi ince ve hassas ciltli bölgelerde de kullanılabilen yumuşak,ince bir yağdır.

DEFNE TOHUMU YAĞI
Ciltte uyarıcı ve antiseptik etkileri nedeniyle ölü,kuru,hasarlı ciltleri uyarmak amacıyla kullanılır.Kepeği engelleyip saç dökülmesinden koruyabilir.Çok sık kullanılmamalıdır hatta 1 tatbik yeterlidir.

ANASON SABİT YAĞI
Özellikle dahilen,gaz söktürücü,midevi,spazm giderici,yatıştırıcı ve östrojenik etkili bir yağdır.Haricende cildin yatıştırılmasını,onarımını ve beslenmesini sağlar.

KİMYON SABİT YAĞI
Midevi,gaz söktürücü,hazmı ve bağırsak hareketlerini arttırıcı,aromatik özellikli bir yağdır.Doğrudan gıdalarda (Et ürünleri,mayonez,sos vb.) konsantre aroma olarak da kullanılabilir.

ÇÖREKOTU YAĞI
Haricen antiseptik, uyarıcı, besleyici, dahilen ise sindirimi kolaylaştırıcı(midevi) bir yağdır.Bağışıklık sistemini güçlendirici ve muhtelif cilt hastalıklarından (Bu kapsamda kepekten vb.) koruyucu özellikleri vardır.Astım gibi alerjik bazı durumların tedavisinde kullanılmıştır.Özel aroması balsamik sirkeler,sos ve mayonezlere özel bir tat katar.

AYÇİÇEK YAĞI
Ayçiçek yağının K vitamini açısındanen fakir yağ olması,ona diğer yağlara göre çok büyük bir üstünlük sağlar.Bilindiği gibi K vitamini pıhtılaştırıcı faktördür ve yağda çözündüğü için özellikle yağların içinde bulunur.Beyin enfarktüsü geçirmiş kişilerin bir taraftan lesitin alarak beyin dokusundaki tamiratı hızlandırması,diğer yandan da enfarktüsün kısa vadede (1-6 Ay) tekrarlama riskini azaltmak için özellikle aktif lesitinli ayçiçek yağı kullanması önerilir.

HAŞHAŞ YAĞI
Genel olarak tüm yağları inceltmek ve seyreltmek için,ayrıca bazı hamur işlerine özel aroma katmak için kullanılan,omega yağ asitlerince zengin,sağlıklı bir yağdır.

BADEM YAĞI
Cilde çok kolay nüfuz eden,dokuyu besleyen,nemini koruyan ve onarabilen bir yağdır. Genellikle kozmetik amaçlarla (hassas ve ince ciltli bölgeler hariç), temizleyici, yumuşatıcı ve yıpranmalardan koruyucu olarak kullanılır.

CEVİZ YAĞI
Kayısı çekirdeği yağı gibi genelde haricen kullanılır.Ağır ve yağlama nispeti yüksek bir yağdır. Kuru,yıpranmış ve yaşlı ciltlerde tercih edilmelidir.Saçlı deriyi besleme niteliği yüksektir,saç dökülmelerinden koruyabilir. Kırışıklıklara karşı,göz çevresi ve dudaklarda da çatlamaya karşı kullanılır.

DİĞER YAĞLAR
Kakao Yağı
Adaçayı Yağı
Bergamut Yağı
Defne Tohum Yağı
Gül Yağı
Havuç Yağı
Kayısı Yağı
Lavanta Yağı
Okaliptus Yağı
Vanilya Yağı

UÇUCU YAĞLAR
Portakal Kabuk Yağı
Limon Kabuk Yağı
Biberiye Uçucu Yağı
Defne Uçucu Yağı
Kekik Uçucu Yağı
Nane Uçucu Yağı
Mersin Uçucu Yağı
Çin Esansı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !